4 Aralık 2021 Cumartesi

ÖLMEDEN ÖNCE OKUMAYI HEDEFLEDİĞİM KİTAPLARIN LİSTESİ



DÜNYA EDEBİYATI 📚

*HOMEROS
İlyada Destanı ✓
Odysseia Destanı ✓
*DANTE ALİGHİERİ
Yeni Dünya✓
İlahi Komedya✓
*LEV NİKOLAYEVİC TOLSTOY
Çocukluk & Gençlik &İlk Gençlik✓
Sivastopol Serisi✓
Kazaklar✓
Savaş ve Barış✓
İnsan Ne ile Yaşar ?✓
İvan İlyiç'in Ölümü✓
Anna Karenina✓
Kreutzer Sonat✓
Diriliş ✓
*FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ
İnsancıklar✓
Öteki✓
Ezilmiş ve Aşağılanmışlar✓
Ölüler Evinden Anılar✓
Yeraltından Notlar✓
Suç ve Ceza✓
Kumarbaz✓
Budala✓
Ecinniler
Delikanlı
Karamazov Kardeşler✓
*JACK LONDON
Martin Eden✓
Vahşetin Çağrısı
Uçurum İnsanları
Beyaz Diş✓
Demir Ökçe (Distopya-ütopya)
*JACGUES ROUSSEAU
Toplum Sözleşmesi
İtiraflar
*JORGE LUİS BORGES
Kum Kitabı
Alef
Yedi Gece
*MAKSİM GORKİ
Ana
Artamonov Ailesi
*CHARLES DİCKENS
İki Şehrin Hikayesi✓
Oliver Twist✓
Kasvetli Ev
Büyük Umutlar
David Copperfield
Müşterek Dostumuz
Bay Pikvik'in Maceraları
Bir Noel Şarkısı
*HONORE DE BALZAC
Vadideki Zambak✓
Goriot Baba✓
Eugénie Grandet✓
 *MİLAN KUNDERA
Varolamanın Dayanılmaz Hafifliği
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı
*ROBERT LOUİS STEVENSON
Define Adası
Dr jekyll ve bay Hyde
Kara Ok  
*URSULA K. LE GUİN
Mülksüzler
Yerdeniz Üçlemesi 
 *JOSEPH CONRAD
Nostromo
Karanlığın Yüreği
*ALEXANDRE DUMAS (baba DUMAS)
Monte Kristo Kontu  ✓
Üç Silahşörler (Üç Silahşörler 10 Yıl Sonra & Yirmi Yıl Sonra)✓
Demir Maske
Siyah Lale
*ALEXANDRE DUMAS (Oğul DUMAS)
Kamelyalı Kadın 
*VİCTOR HUGO
Notre Dame'ın Kamburu✓
Sefiller✓
Deniz İşçileri✓
İdam Mahkumunun Son Günü✓
*NİKOLAY VASİLYEVİC GOGOL
Ölü Canlar ✓
Palto✓
Bir Delinin Hatıra Defteri✓
*THOMAS HARDY
Kaybolan Masumiyet  (Tess ismiyle de  çevirisi bulunuyor)
Çılgın Kalabalıktan Uzak
Adsız Sansız Bir Jude
*HENRY FİELDİNG
Tom Jones  (İlk basımı 1749 - Dünyada yazılmış ilk romanlardan biri)
Joseph Andrews
 *GEORGE ORWELL (Eric Arthur Blair)
Hayvan Çiftliği
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört -1984
 *EMİLE ZOLA
Germinal✓
Nana
Meyhane
*ALDOUS HUXLEY
Cesur Yeni Dünya
Krom Sarısı
Ses Sese Karşı
 *ALEKSANDR PUŞKİN
Maça Kızı
Yüzbaşının Kızı 
*FLAUBERT
Madam Bovary✓
Bilirbilmezler - Bouvard ile Peuchet
*WİLKİE COLLİNS
Beyazlı Kadın
Aytaşı
*HENRY JAMES
Yürek Burgusu
Washington Meydanı
Daisy Miller
Bir Kadının Portresi
*FRANZ KAFKA
Dönüşüm✓
Dava
Şato
Milena’ya Mektuplar✓
 *STEFAN ZWEİG
Satranç✓
Amok Koşucusu
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Geçmişe Yolculuk 
*VİRGİNİA WOOLF
Deniz Feneri
Dalgalar
Mrs. Dalloway
Kendine Ait Bir Oda✓
*JANE AUSTEN
Aşk ve Gurur✓
Mansfield Parkı
Emma
İkna
*ANTON ÇEHOV
 Martı
Vişne Bahçesi
Vanya Dayı
*EDUARDO GALEANO
Yaratılış /Ateş Anıları 1
Yüzler ve Maskeler /  Ateş Anıları: 2
Rüzgarın Yüzyılı / Ateş Anıları: 3
*MARCEL ALLAİN-PİERRE SOUVESTRE
Fantoma 1 : Suç Dehası
Fantoma 2: Boş Tabut
*WİLLİAM SHAKESPEARE
Hamlet✓
Macbeth✓
Romeo ve Juliet
Othello
Bir Yaz Gecesi Rüyası
On İkinci Gece
Kral Lear✓
Venedik Taciri
Kış Masalı
Kral Henry
Fırtına
Julius Caesar 
Antonius ve Kleopatra
Kral Richard
*MARCEL PROUST
✓*Kayıp Zamanın İzinde
1) Swann'ların Tarafı✓
2) Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde✓
3) Guermantes Tarafı✓
4) Sodom ve Gomorra✓
5) Mahpus✓
6) Albertine Kayıp✓
7) Yakalanan Zaman ✓
*JOHANN WOLFGANG VON GOETHE
Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları ✓
Genç Werther'in Acıları✓
Faust✓
Gönül Yakınlıkları
*JULES VERNE
80 Günde Devri Alem ✓
Dünya Merkezine Yolculuk
Denizin Altında 20bin Fersah
Aya Yolculuk 
*H. G. WELLS
Zaman Makinesi
Görünmez Adam
Dr. Moreau'nun Adası
Dünyaların Savaşı
*GEORGES PEREC
Kayboluş
ŞEYLER (Altmışlı Yılların Bir Hikayesi)
w ya da bir çocukluk hatırası
Yaşam Kullanma Kılavuzu - Georges Perec
*PAUL AUSTER
New York Üçlemesi
Ay Sarayı
Şans Müziği
*JAMES JOYCE
Dublinliler
Ulysses✓
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
*MARK TWAİN
Tom Sawyer'ın Maceraları 
Huckleberry Finn ‘in Maceraları
 *ITALO CALVİNO
Görünmez Kentler
Bir kış gecesi eğer bir yolcu
Kesişen Yazgılar Şatosu
*ITALO SVEVO
Senilita Yaşlılık
Zeno'nun Bilinci
*PATRİCK SÜSKİND
Güvercin
Koku
*MARGUERİTE DURAS
Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
Konsolos Yardımcısı
*YUKİO MİŞİMA
Bahar Karları Bereket Denizi 1
Kaçak Atlar / Bereket Denizi 2
Şafak Tapınağı Bereket Denizi 3
Meleğin Çürüyüşü Bereket Denizi 4
*Robert Galbraith (J. K. Rowling)
Guguk Kuşu
Harry Potter 
*STENDHAL - ( Marie-Henri Beyle ) 
Kırmızı ve Siyah✓
Parma Manastırı
*GEORGE ELİOT (Mary Anne Evans)
Silas Marner  
Middlemarch✓
*İVAN TURGENYEV
İlk Aşk
Babalar ve Oğullar✓
*HENRY JAMES
Daisy Miller
Bir Kadının Portresi✓
Yürek Burgusu
*ERİCH MARİA REMARQUE
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok 
Batı Cephesi ve Dönüş Yolu
*TOM ROBBİNS 
Parfümün Dansı
Ağaçkakan
* MAGDA SZABO
Kapı✓
İsa'nın Şarkısı 
*DAN BROWN
Da Vinci Şifresi✓
Dijital Kale✓
Melekler ve Şeytanlar  
Cehennem
Başlangıç

📚

Gılgamış Destanı
Binbir Gece Masalları
Herodotos -Tarih✓
Romulus - Plutarkhos
İşler ve Günler - Hesiodos
Zincire Vurulmuş Prometheus - Aiskhylos
Don Kişot -Miguel de Cervantes✓
Doktor Faustus - Thomas Mann
Niteliksiz Adam – Robert Musil✓
Sessizlik Zamanı - Luis Martín-Santos Ribera
Kader Ağıtları- Hermann Broch
Vergilius'un Ölümü -Hermann Broch✓
Dönüşümler - Ovidius✓
Aeneis Destanı-Publius Vergilius Maro✓
Zorba-Nikos Kazancakis
Otomatik Portakal - John Burgess Wilson- Anthony Burgess
Tiffany’de Kahvaltı- Truman Capote
Uyanış - Kate Chopin
Moby Dick  -Herman Melville✓
Şeker Portakalı -José Mauro de Vasconcelos✓
Çavdar Tarlasında Çocuklar -Jerome David Salinger✓
Pal Sokağı Çocukları -Ferenc Molnár
Gulliver'in Gezileri -Jonathan Swift
Genc Bir Köy Hekimi -Mihail Bulgakov
Küçük Prens -Antoine de Saint-Exupéry✓
Fahrenheit 451  -Ray Bradbury
Gora -Rabindranath Tagore
Uğultulu Tepeler-Emily Bonte✓
Rüzgâr Gibi Geçti -Margaret Mitchell
Kuzey ve Güney -Elizabeth Gaskell
Bülbülü Öldürmek -Harper Lee
Küçük Kadınlar -Louisa May Alcott
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı -Robert M. Pirsig
İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog -Galileo Galilei
Muhteşem Gatsby -F. Scott Fitzgerald✓
Özgür İnsanlar -Halldor Laxness
İnsanlık Durumu -Andre Molraux
Sofi’nin Dünyası - Jestein Gaarde
Tatar Çölü -Dino buzzati
Oyunun kuralı-Leonardo Sciascia
Yetenekli Bay Ripley- Patricia Highsmith
Şemsiye -Will Self
Mezhaba Beş -Kurt Vonnegut
Ütopya -Thomas More
Devlet -Platon
Prens -Niccola Machiavelli
Martı Jonathan Livingston -Richard Bach✓
Küçük Kara Balık -Samed Behrengi
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git-Susanna Tamaro✓
Nietzsche Ağladığında- Irvin D. Yalom✓
Böyle Buyurdu Zerdüşt -Friedrich Nietzsche✓
Malina – İngeborg Bchmann
Alıklar Birliği – John Kennedy Toole
Nehirler Kızıl Akar - Jean Christophe Grange
Düşlerin Yorumu-Sigmund Freud
Sevgili- Marguerite Duran
Gülün Adı-Umberto Eco
Kötülük Çiçekleri Charles Baudelaire
Beydeba -Kelile ve Dimne
Yüzüklerin Efendisi-  John Ronald Reuel Tolkien
Kizil Damga -Nathaniel Hawthorne
Huzursuzluğun Kitabı -Fernando Pessoa
Otostopçunun Galaksi Rehberi (Edebiyat serisi) -Douglas Adams, Eoin Colfer
Utanç- Salman Rüşdi
Yok Etme-Thomas Bernhard
Yaban kuḡuları - Jung Chang
Efsane Drenai Masalları-David Gemmell
Sessizlik Zamanı - Luis Martin-Santos
Baba – Mario Puzo
Aslan Asker Şvayk -Jaroslav Hašek
Sineklerin Tanrısı -William Golding
Gökkuşağı - David Herbert Lawrence
Robinson Crusoe -Daniel Defoe
Senin Köylerin-Cesare Pavese
Doktor jivago-Boris Pasternak
Teneke Trampet-Günter Grass
Denemeler -Montaigne✓
Biz -Yevgeni İvanoviç Zamyatin (Distopya, bilimkurgu, roman.)
Karanlığın Yüreği -Joseph Conrad
Alice Harikalar Diyarında - Charles Lutwidge Dodgson
Körleşme -Elias Canetti✓
Dorian Gray'in Portresi -Oscar Wilde✓
Carmen -Prosper  Merimee
Ekmekçi Kadın -Xavier de Montepin
Sol Ayağım - Christy Brown
Kızıl Ölümün Maskesi - Edgar Allan Poe
Gecenin Sonuna Yolculuk -Louis-Ferdinand Celine✓
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok -Erich Maria Remarque
Beyaz Zambaklar Ülkesi -Grigory Petrov
Değirmenimden Mektuplar -Alphonse Daudet
Michael Kohlhaas -Heinrich von Kleist
Operadaki Hayalet -Gaston Leroux
Gurur Dünyası-William Makepeace Thackeray-(BBC en iyi İngiliz romanları arasında )
Oblomov-İvan Gonçarov✓
Guguk Kuşu -Ken Kesey
Pippi Uzunçorap-Astrid Lindgren
Kim -Rudyard Kipling
Söğütlerdeki Rüzgâr -Kenneth Grahame
Howards End -E.M.Forster
Agnes Grey -Anne Bronte
Rebecca  -Daphne Du Maurier
Frankenstein -Mary Shelley
Siyah İnci -Anna Sewell- (Yazarın tek kitabı)
Tom Amca'nın Kulübesi-(Harriet Beecher Stowe
Sicilya'da Bir Aşk Hikayesi -Ann Radcliffe –(Gotik edebiyatın temsilcilerinden.)
Masumiyet Çağı -Edith Wharton
Son Yaprak -O. Henry
Zamanımızın Bir Kahramanı- Mihail Lermontov✓
Kasap Çırağı – Patrick McCabe
Tavşan Kaç-John Updike
Jane Eyre  - Charlotte Bonte
En Mavi Göz – Toni Morrison
Effi Briest – Theodor  Fontane
Sherlock Holmes-Arthur Conan Doyle
Maldoror’un Şarkıları - Comte de Lautréamont
Hindistan’da Bir Geçit-Edward Morgan Forster
Yengeç Dönencesi-Henry Miller
Her Kadın Gibi-Sigrid Undset
Baden Baden'de yaz - Leonid Tsypkin
Şeffaf Mavi-Ryū Murakami
Bir Uzay Efsanesi- Arthur C. Clark
Lolita - Vladimir Vladimiroviç Nabokov
Başkalaşımlar Yunan ve Latin Klasikleri- Apuleius
Hawksmoor- Peter Ackroyd
Platero ile ben bir Endülüs Ağıtı – j. R. Jimenez
Nehrin Dönemeci- V. S. Naipaul
Önemsiz bir adamın günlüğü- Weedon Grossmith, George Grossmith
Sodom Sodom’un 120 günü – Marquis de Sade
Malte Laurids Brigge’nin Notları- Rainer Maria Rilke
Gurur Dünyası-William Makepeace Thackeray
Çıplak Şölen - William S. Burroughs
Gizli Ajan – Joseph Conrad
Gargantua-François Rebelais
Madde 22 – Joseph Heller
Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri- Laurence Sterne
Aytaşı-Wilkie Collins
Korkusuz Şövalye-Ivanhoe Sir Walter Scott
Nişanlılar- Alessandro Francesco Tommaso Manzoni
Berin-Aleksander Meydanı- Alfred Döblin
Çarpışma- James Graham Ballard
Moll Flanders-  Daniel Defoe
Quo Vadis? Nereye Gidiyorsun? - Henryk Adam Aleksander Pius Sienkiewicz
Yaban Diyarlardaki Yabancı - Robert Anson Heinlein
Otuz Dokuz Basamak- John Buchan
Habeşistan prensi Rasselas’ın hikayesi- Samuel Johnson
Son Dünya -Christoph Ransmayr
Otranto Şatosu – Horace Walpole
Kedi ve Fare – Günter Grass
Dilsizin kizi - Pavlos Matessis
Nadja- Andre Breton
Ateş- Henri Barbusse
Kedi Beşiği- Kurt Vonnegut
Beyaz Gürültü- Don DeLillo
Manzaralı bir oda-Edward Morgan Forster
Gelecekten Anılar-William Morris
Doğal Yaşam ve Başkaldırı/Sivil İtaatsizlik Makalesi ve Walden Gölü-Henry David Thoreau
Dr. Moreau’nun Adası - Herbert George Wells
Aynanın İçinden - Alice Harikalar Ülkesinde - Lewis Carroll
Flaubert'in Papağanı - Julian Barnes
Geceyarısı Çocukları - Salman Rushdie
Teneke Trampet - Günter Grass
Deliliğin Dağlarında - Howard Phillips Lovecraft
Candide ya da İyimserlik - Voltaire
Tais - Anatole France
Sicilya Konuşmaları - Elio Vittorini
Willard ve Onun Bowling Kupaları Richard Brautigan
Hazreti Süleyman'ın Hazineleri - H. Rider Haggard
Duygu Yolculuğu - Laurence Sterne
Portnoy'un Feryadı - Philip Roth
Kadersizlik - Imre Kertesz
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
2001: Bir Uzay Efsanesi - Arthur C. Clarke
Vathek - William Beckford
Sıfır Noktasındaki Kadın - Neval El Saddavi
Mutfak - Banana Yoshimoto
Yalancı - Jakob Jurek Becker
Fedailerin Kalesi - Alamut Wladimir Bartol 
Dumas Kulübü ya da Richelieu'nün Gölgesi - Arturo Perez Reverte
Leopar - Giuseppe Tomasi Di Lampedusa
Rahibe-  Denis Diderot
İngiliz Casus - Michael Ondaatje
Aşık Kadınlar - David Herbert Lawrence
Acı Çikolata - Laura Esquivel
Kızılağaçlar Kralı - Michel Tournier
Yıldızın Saati - Clarice Lispector
Boğulanlar Kurtulanlar - Primo Levi
Sevgili -Marguerite Duras
Ferdydurke - Witold Gombrowicz
Myra - Gore Vidal
Geceyi Anlat Bana - Djuna Barnes
Yaratılış Ateş Anıları: 1 - Eduardo Galeano
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - Erich Maria Remarque
Murphy - Samuel Beckett
Kaçak Atlar Bereket Denizi 2 - Yukio Mişima
Hayat Bir Kervansaray İki Kapısı Var,Birinden Girdim, Birinden Çıktım-Emine Sevgi Özdamar
Rehber - R. K. Narayan
Aşktan ve Gölgeden - Isabel Allende
U.S.A. III Büyük Para - John Dos Passos
Kapanda Üç Kaplan - Guillermo Cabrera Infante
Güneş İmparatorluğu - J. G. Ballard
Günaydın Geceyarısı - Jean Rhys
Geniş, Geniş Bir Deniz - Jean Rhys
Sırça Fanus - Sylvia Plath
Wittgenstein'ın Yeğeni: Bir Dostluk - Thomas Bernhard
Gurur Dünyası - William Makepeace Thackeray
Tehlikeli İlişkiler - Choderlos de Laclos
Kent ve Köpekler - Mario Vargas Llosa
Soğuktan Gelen Casus - John Le Carre
U.S.A. I 42. Enlem - John Dos Passos
Raşomon - Ryunosuke Akutagava
Medyum - Stephen King
Altın Defter - Doris Lessing
Kör Baykuş - Sadık Hidayet
Atları da Vururlar - Horace Mccoy
Derviş ve Ölüm - Mehmet Selimoviç
Piyanist - Elfriede Jelinek
Tersine Joris - Karl Huysmans
Tanrı'nın Eseri - John Irving
Ritüeller - Cees Nooteboom
Varoşların Buda'sı - Hanif Kureishi
Simon ve Meşe Ağaçları - Marianne Fredriksson
Ölümün Karanlık Yüzü - Henning Mankell
Transit - Anna Seghers
Caz Dönemi - Edgar Lawrence Doctorow
Mucizeler Dükkanı Jorge Amado
Siyah Dalya Los Angeles Dörtlemesi Bir - James Ellroy
En Acıklı Öykü İyi Asker - Ford Madox Ford
Hoşçakal Berlin - Christopher Isherwood
Gargantua - François Rabelais
Biri Hiçbiri Binlercesi - Luigi Pirandello
Lazarillo Hayatı Öğreniyor - İspanyol Halk Klasiği
Bağışlanmış Bir Günahkarın Özel Anıları ve İtirafları - James Hogg
Solaris - Stanislaw Lem
Sirk Geceleri - Angela Carter
Hazar Sözlüğü (Dişil Basım) - Milorad Paviç
Hazar Sözlüğü (Eril) - Milorad Paviç
Eşekarısı Fabrikası - Iain Banks
G. H.'nin Çilesi - Clarice Lispector
G John Berger
Şimdi Değilse Ne Zaman? - Primo Levi
Schindler'in Listesi - Thomas Keneally
Alice B. Toklas'ın Özyaşamöyküsü - Gertrude Stein
Bayan Smilla..ve Karlar - Peter Hoeg
Mevsim Sonunun Sisi İçinde - Alex la Guma
Rameau'nun Yeğeni - Denis Diderot
Büyük Uyku - Raymond Chandler
Tom Jones - Henry Fielding
Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı - Romain Gary (Emile Ajar)
Uçuş Korkusu - Erica Jong
Miramar - Necib Mahfuz
Usta ile Margarita – Mahail Bulgarov
Gün Doğarken Bülbül Susar- Elsa Triolet
Yönelişler - Nathalie Sarraute
Zamanın Kısa Tarihi - Stephen W. Hawking
Damızlık Kızın Öyküsü - Margaret Atwood
Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes
Frankfurt Dersleri - Ingeborg Bachmann
Antigone - Sophokles
Oz Büyücüsü - L. Frank Baum
Don Juan - Lord Byron
Effi Briest - Theodor Fontane
Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı - Romain Gary
Tersine - J. K. Huysmans
Ferdydurke - Witold Gombrowicz
Hawksmoor - Peter Ackroyd
Baden Baden'de Yaz - Leonid Tsypkin
Portnoy'un Feryadı - Philip Roth
Flaubert'in Papağanı - Julian Barnes
Kapıların Dışında - Wolfgang Borchert
Seksek - Julio Cortazar

TÜRK EDEBİYATI 📚

*CENGİZ AYTMATOV
Gün Olur Asra Bedel
Selvi Boylum Al Yazmalım
Cemile
*OĞUZ ATAY
Tutunamayanlar✓
Tehlikeli Oyunlar✓
*YUSUF ATILGAN
Aylak Adam✓
Anayurt Oteli✓
*AHMET HAMDİ TANPINAR
Saatleri Kurma Enstütüsü
Mahur Beste
Huzur
*HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
Aşk-ı Memnu
Mai ve Siyah
*SABAHADDİN ALİ
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna  
İçimizdeki Şeytan
*LATİFE TEKİN
Sevgili Arsız Ölüm
Berci Kristin Çöp Masaları
*ATİLLA İLHAN
Kurtlar Sofrası
Ben sana Mecburum  
*AZİZ NESİN
Zübük
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
*PEYAMİ SAFA
Sözde Kızlar (1923)
Mahşer (1924)
Bir Akşamdı (1924)
Süngülerin Gölgesinde (1924)
Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
Canan (1925)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
Fatih-Harbiye (1931)
Bir Tereddüdün Romanı (1933)
Matmazel Noralya'nın Koltuğu (1949)
Yalnızız (1951)
Biz İnsanlar (1959)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Fatih Harbiye
*HALİDE EDİP ADIVAR
Heyula (1908)
Handan (1912)
Ateşten Gömlek (1923)
Vurun Kahpeye (1923)
Sinekli Bakkal (1936)
Yolpalas Cinayeti (1937)
Tatarcık (1939)
Akile Hanım Sokağı (1958)
Kerim Ustanın Oğlu (1958)
Sevda Sokağı Komedyası (1959)
Çaresaz (1961)
Hayat Parçaları (1963)
Türkün Ateşle İmtihanı (1962)
Mor Salkımlı Ev (1963)
*REŞAT NURİ GÜNTEKİN
Çalıkuşu
Yaprak Dökümü
Dudaktan Kalbe
Acımak  
*ORHAN KEMAL
Bereketli Topraklar Üzerinde
Gurbet Kuşları
Hanımın Çiftliği
*YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
Yaban
Kiralık Konak
*YAŞAR KEMAL
İnce Memed
Yer Demir Gök Bakır
Orta Direk
Binboğalar Efsanesi
 *KEMAL TAHİR
Devlet Ana
Esir Şehrin İnsanları
*SAİT FAİK ABASIYANIK
Semaver✓
Medarı Maişet Motoru
Alemdağ'da Var Bir Yılan

 📚

*MEVLANA -Mesnevi
*YUNUS EMRE-Divan
*EVLİYA ÇELEBİ-Seyahatname
Dede Korkut Kitabı
Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
Eylül - Mehmet Rauf
Yılanların Öcü - Fakir Baykurt
Puslu Kıtalar Atlası -İhsan Oktay Anar
Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman✓
Kendi Gök Kubbemiz -Yahya Kemal Beyatlı
Ben Ol da Gör -Seyit Göktepe
47’liler, Füruzan
Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
Ağır Roman, Metin Kaçan
İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
Mel’un – Selim İleri
Araba Sevdası Recaizade Mahmud Ekrem
Küçük Ağa-Tarık Buğra
Fikrimin İnce Gülü-Adalet Ağaoğlu
Safahat -Mehmet Akif Ersoy
Çile-Necip Fazıl Kısakürek
Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet
Otuzbeş Yaş (Bütün Şiirleri)-Cahit Sıtkı Tarancı
Drina’da son gün-Faik Baysal
Gazoz Ağacı- Sabahattin Kudret Aksal
Gülistan -Sadi-i Şirazi
Kutadgu Bilig- Yusuf Has Hacib
Sergüzeşt- Samipaşazade Sezai
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç-Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ömer Seyfettin (Kaşağı-Falaka-Ferman-Külah-Perili Köşk-Yalnız Efe-Yüksek Ökçeler)✓
Kültürden İrfana - Cemil Meriç
Şah ve Sultan - İskender Pala
Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli
Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay
Sevda Sözleri - Cemal Süreya
Aganta Burına Burınata –( Halikarnas Balıkçısı- Cevat Şakir Kabaağaçlı)

📚

NOBEL ÖDÜLÜ ALAN TÜM YAZARLAR  📚

 1901
Sully Prudhomme (16 Mart 1839, Paris, Fransa – 6 Eylül 1907)
1902
Theodor Mommsen (30 Kasım 1817, Garding, Almanya – 1 Kasım 1903)
1903
Bjørnstjerne Bjørnson (8 Aralık 1832, Kvikne, Norveç – 26 Nisan 1910)
1904
Frédéric Mistral (8 Eylül 1830, Provence, Fransa – 25 Mart 1914)
José Echegaray y Eizaguirre (19 Nisan 1832, Madrid, İspanya – 14 Eylül 1916)   
1905
Henryk Sienkiewicz (5 Mayıs 1846, Polonya – 15 Kasım 1916) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Ateş ve Kılıç”
1906
Giosuè Carducci (27 Temmuz 1835, Pietrasanta, İtalya – 16 Şubat 1907)
1907
Rudyard Kipling (30 Aralık 1865, Mumbai, Hindistan – 18 Ocak 1936) –  “Dilek Evi”
1908
Rudolf Christoph Eucken (5 Ocak 1846, Almanya – 15 Eylül 1926) – Alman felsefeci. “Hayatın Anlamı’’
1909
Selma Lagerlöf (20 Kasım 1858, Mårbacka, İsveç – 16 Mart 1940) – İsveçli kadın yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Küçük Nils Holgersson’un Yaban Kazlarıyla Maceraları”, “Nils Holgersson’un Serüvenleri”, “Uçan Kazlar”, “Klasikleri Okuyorum – Nils ve Uçan Kaz”
1910
Paul Heyse (15 Mart 1830, Berlin, Almanya – 2 Nisan 1914) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Andrea Delfin”
1911
Count Maurice Maeterlinck (29 Ağustos 1862, Gent, Belçika – 6 Mayıs 1949,) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Mavi Kuş”
1912
Gerhart Hauptmann (15 Kasım 1862, Polonya – 6 Haziran 1946) – “Atlantis”
1913
Rabindranath Tagore (7 Mayıs 1861, Kalküta, Hindistan – 7 Ağustos 1941) –  “Gora”,
1914
Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
1915
Romain Rolland (29 Ocak 1866, Fransa – 30 Aralık 1944) –  “Yaşama Sevgisi”
1916
Verner von Heidenstam (6 Temmuz 1859, Olshammar, İsveç – 20 Mayıs 1940)
Henrik Pontoppidan (24 Temmuz 1857, Danimarka – 21 Ağustos 1943)
1917
Karl Adolph Gjellerup (2 Haziran 1857, Danimarka – 13 Ekim 1919)
1918
Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
1919
Carl Spitteler (24 Nisan 1845, İsviçre – 29 Aralık 1924)
1920
Knut Hamsun ( 4 Ağustos 1859, Lom, Norveç – 19 Şubat 1952) –: “Açlık”
1921
Anatole France (16 Nisan 1844, Paris, Fransa – 12 Ekim 1924) – Kırmızı Zambak”
1922
Jacinto Benavente (12 Ağustos 1866, Madrid, İspanya – 14 Temmuz 1954)
1923
William Butler Yeats (13 Haziran 1865, İrlanda – 28 Ocak 1939) –  “Dibbuk”
1924
Wladyslaw Reymont (7 Mayıs 1867, Polonya – 5 Aralık 1925) 
1925
George Bernard Shaw (26 Temmuz 1856, Dublin, İrlanda – 2 Kasım 1950) “Ölümsüzlüğün Sırrı”
1926
Grazia Deledda (28 Eylül 1871, İtalya – 15 Ağustos 1936)
– İtalyan kadınyazar.  “Sardinya Efsaneleri”
1927
Henri Bergson (18 Ekim 1859, Paris, Fransa 4 Ocak 1941) –  “Madde ve Bellek”
1928
Sigrid Undset (20 Mayıs 1882, Danimarka – 10 Haziran 1949) – Norveçli kadın yazar. Türkçeye çevrilen kitabı: “Her Kadın Gibi”
1929
Thomas Mann (6 Haziran 1875, Lübeck – 12 Ağustos 1955) – Alman yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Venedik’te Ölüm”, “Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü”, “Büyülü Dağ”, “Yusuf ve Kardeşleri”
1930
Sinclair Lewis (7 Şubat 1885, Minnesota, ABD – 10 Ocak 1951) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Vahşi Aşk”
1931
Erik Axel Karlfeldt (20 Temmuz 1864, Karlbo, İsveç – 8 Nisan 1931,)
1932
John Galsworthy (14 Ağustos 1867, Kingston, Birleşik Krallık – 31 Ocak 1933)
1933
Ivan Alekseyevich Bunin (22 Ekim 1870, Voronej, Rusya – 8 Kasım 1953) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Mitya’nın Aşkı”
1934
Luigi Pirandello (28 Haziran 1867, Agrigento, İtalya – 10 Aralık 1936) –  “Gölge Adam
1935
Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
1936
Eugene O’Neill (16 Ekim 1888, Longacre Square – 27 Kasım 1953) –  ABD’li oyun yazarı. Türkçeye çevrilen kitabı: “Allahın Ayısı”
1937
Roger Martin du Gard (23 Mart 1881, Fransa – 22 Ağustos 1958) –  “Thibault’lar
1938
Pearl Sydenstricker Buck (26 Haziran 1892, Batı Virginia, ABD – 6 Mart 1973) – Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Amerikalı kadın. “Sürgün
1939
Frans Eemil Sillanpää (16 Eylül 1888, Finlandiya – 3 Haziran 1964) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Taşra Kızı”
1940 –1941-1942- 1943
Bu yıllar arasında kimseye ödül verilmemiştir. 
1944
Johannes Vilhelm Jensen (20 Ocak 1873, Danimarka – 25 Kasım 1950,) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Kralın Düşüşü”
1945
Gabriela Mistral (7 Nisan 1889, Vicuña, Şili – 10 Ocak 1957) – Asıl adı Lucila de María del Perpetuo Socorro Godoy Alcayaga. Kadın şair, eğitimci, diplomat. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Gabriela Mistral Şiirlerinden Seçmeler”
1946
Hermann Hesse (2 Temmuz 1877, Calw, Almanya – 9 Ağustos 1962) –
  “Bozkırkurdu”, Siddhartha”
,“Boncuk Oyunu”✓
1947
André Gide (22 Kasım 1869, Paris, Fransa – 19 Şubat 1951) –  
“Pastoral Senfoni”✓, 
“Kalpazanlar”, 
 “Ayrı Yol"✓
1948
Thomas Stearns Eliot (26 Eylül 1888, St. Louis, Missouri, ABD – 4 Ocak 1965) – ”, “İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”
1949
William Faulkner (25 Eylül 1897, New Albany, Mississippi, ABD – 6 Temmuz 1962) – 
“Ses ve Öke”,✓
 “Köy’’, " Ağustos Işığı", "Çılgın Palmiyeler"
1950
Bertrand Russell (18 Mayıs 1872, Birleşik Krallık – 2 Şubat 1970) –  “Eğitim Üzerine”, “İnsanlığın Yarını
1951
Pär Lagerkvist (23 Mayıs 1891, İsveç – 11 Temmuz 1974) –  “Yeryüzü Sürgünü”
1952
François Mauriac (11 Ekim 1885, Bordeaux, Fransa -1 Eylül 1970) –”, “Yılan Düğümü”
1953
Winston Churchill (30 Kasım 1874, Birleşik Krallık – 24 Ocak 1965) – Politikacı.
1954
Ernest Hemingway (21 Temmuz 1899, Illinois, ABD – 2 Temmuz 1961) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri:
 “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”,✓
 “Silahlara Veda”, Afrika’nın Yeşil Tepeleri”, “Yaşlı Adam ve Deniz”
1955
Halldór Laxness (23 Nisan 1902, Reykjavík, İzlanda – 8 Şubat 1998) – “Özgür İnsanlar”
1956
Juan Ramón Jiménez (24 Aralık 1881, Moguer, İspanya – 29 Mayıs 1958) –”, “Ruhsal Sone”
1957
Albert Camus (7 Kasım 1913, Fransız Cezayiri – 4 Ocak 1960) – "Sisifos Söyleni", ✓ "Mutlu Ölüm", ✓ "Yabancı",✓ "Başkaldıran İnsan"✓, "Veba"✓
1958
Boris Pasternak (10 Şubat 1890, Moskova, Rusya – 30 Mayıs 1960) – Boris Pasternak, Sovyetler Birliği Hükümeti’nin baskısı üzerine bu ödülü reddetmek zorunda kalmıştır. “İnsanlar ve Haller
1959
Salvatore Quasimodo (20 Ağustos 1901, İtalya – 14 Haziran 1968) Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Güngünüstüne”
1960
Saint-John Perse (31 Mayıs 1887, Guadeloupe – 20 Eylül 1975) – Fransız şair ve diplomat. Türkçeye çevrilen eserleri: “Sözcükler Denizi”
1961
Ivo Andric (9 Ekim 1892, Travnik, Bosna-Hersek – 13 Mart 1975) – Türkçeye çevrilen kitapları: “Drina Köprüsü”,✓
 “Travnik Günlüğü”
1962
John Steinbeck (27 Şubat 1902, Kaliforniya, ABD – 20 Aralık 1968) -“Fareler ve İnsanlar”, ✓ “Gazap Üzümleri, ✓ "Bitmeyen Kavga" ✓
1963
Giorgos Seferis - (13 Mart 1900 – 20 Eylül 1971) – Urla doğumlu Yunan şair. Daha çok Yorgos Seferis olarak bilinir. “Üç Kırmızı Güvercin”
1964
Jean-Paul Sartre (Reddetti) (21 Haziran 1905, Paris, Fransa – 15 Nisan 1980) – Kendisine verilen diğer tüm resmi ödülleri reddettiği gibi Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Bulantı”, “Varoluşçuluk”, “Varlık ve Hiçlik”, “Akıl Çağı
1965
Mihail Şolohov (24 Mayıs 1905, Vyoshenskaya, Rusya – 21 Şubat 1984) – “Durgun Don
1966
Shmuel Yosef Agnon (17 Temmuz 1888, Buchach, Ukrayna – 17 Şubat 1970) –
“Tılsım”
Nelly Sachs (10 Aralık 1891, Schöneberg, Almanya – 12 Mayıs 1970) – Alman asıllı İsveçli kadın yazar ve şair. “Akkor Bilmeceler
1967
Miguel Ángel Asturias (19 Ekim 1899, Guatemala – 9 Haziran 1974) – “Kasırga”
1968
Yasunari Kawabata (11 Haziran 1899, Osaka, Japonya – 16 Nisan 1972) –Karlar Ülkesi
1969
Samuel Beckett (13 Nisan 1906, Foxrock, İrlanda – 22 Aralık 1989) –  Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Üçleme”, Üçleme 2″,Üçleme 3” Godot’ yu Beklerken
1970

Aleksandr Soljenitsin (11 Aralık 1918, Kislovodsk, Rusya – 3 Ağustos 2008) –”, “İvan Denisoviç’in Bir Günü’’
1971
Pablo Neruda (12 Temmuz 1904, Parral, Şili – 23 Eylül 1973) – “Sevdiğime Seslenir Gibi”
1972
Heinrich Böll – (21 Aralık 1917, Köln, Almanya – 16 Temmuz 1985) – “Fotoğrafta Kadın da Vardı”, “İlk Yılların Ekmeği”, “Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru”, “Dokuz Buçukta Bilardo”, “
1973
Patrick White – (28 Mayıs 1912, Londra, Birleşik Krallık – 30 Eylül 1990) – “Çöl”
1974
Eyvind Johnson (29 Temmuz 1900, İsveç – 25 Ağustos 1976) –  “Yaşamak Dediğin”
Harry Martinson (6 Mayıs 1904, İsveç – 11 Şubat 1978)
1975
Eugenio Montale (12 Ekim 1896, Cenova, İtalya – 12 Eylül 1981) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Xenia”
1976
Saul Bellow (10 Haziran 1915, Lachine, Kanada – 5 Nisan 2005) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: ‘’ Boşlukta Sallanan Adam’’✓
1977
Vicente Aleixandre (26 Nisan 1898, Sevilla, İspanya – 14 Aralık 1984) –  Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Kılıçtan Keskin Dudaklar”
1978
Isaac Bashevis Singer (21 Kasım 1902, Leoncin, Polonya – 24 Temmuz 1991) – Polonya kökenli Amerikalı yazar.  “Toplu Öyküler”
1979
Odysseas Elytis (2 Kasım 1911, Kandiye, Yunanistan – 18 Mart 1996) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Övgüler Olsun Sana”
1980
Czeslaw Milosz (30 Haziran 1911, Litvanya – 14 Ağustos 2004) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Tutsak edilmiş Akıl”
1981
Elias Canetti (25 Temmuz 1905, Rusçuk, Bulgaristan – 14 Ağustos 1994) – Eserlerini Almanca yazmıştır. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Körleşme’’,✓
 İnsanın Taşrası, 
Marekeş'te Sesler"✓
1982
Gabriel García Márquez (6 Mart 1927, Kolombiya – 17 Nisan 2014) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Yüzyıllık Yalnızlık”, ✓ “Kırmızı Pazartesi”, ✓ “Kolera Günlerinde Aşk”, ✓ “Albaya Mektup Yok” ✓
1983
William Golding (19 Eylül 1911, Newquay, Birleşik Krallık – 19 Haziran 1993) – “Sineklerin Tanrısı”
1984
Jaroslav Seifert (23 Eylül 1901, Žižkov, Çek Cumhuriyeti – 10 Ocak 1986)
1985
Claude Simon (10 Ekim 1913 – 6 Temmuz 2005) – Fransız yazar. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Tramvay”
1986
Wole Soyinka – 13 Temmuz 1934, Abeokuta, Nijerya doğumlu.
1987
Joseph Brodsky (24 Mayıs 1940, St. Petersburg, Rusya – 28 Ocak 1996) – Rus asıllı Amerikalı şair.
1988
Necip Mahfuz (11 Aralık 1911, Kahire, Mısır – 30 Ağustos 2006) “Ezilenler
1989
Camilo José Cela (11 Mayıs 1916, İspanya – 17 Ocak 2002)– Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Arı Kovanı
1990
Octavio Paz (31 Mart 1914, Meksika – 19 Nisan 1998) –  “Öteki Ses
1991
Nadine Gordimer (20 Kasım 1923 – 13 Temmuz 2014) – Güney Afrikalı kadın yazar. “Başka Dünyalar
1992
Derek Walcott - (23 Ocak 1930, Saint Lucia – 17 Mart 2017) – Saint Lucialı şair, yazar ve ressam.
1993
Toni Morrison – 18 Şubat 1931, Ohio doğumlu ABD’li kadın yazar. “En Mavi Göz”
1994
Kenzaburo Oe – 31 Ocak 1935, Japonya doğumlu yazar.  “Kişisel Bir Sorun”
1995
Seamus Heaney – (13 Nisan 1939, Castledawson – 30 Ağustos 2013), İrlandalı yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Kuzey”
1996
Wislawa Szymborska (2 Temmuz 1923, Kórnik – 1 Şubat 2012) Polonyalı kadın yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Başlıksız Olabilir”.
1997
Dario Fo -(24 Mart 1926, Sangiano, İtalya – 13 Ekim 2016), İtalyan yazar. “Sıradan Bir Gün ve Diğer Oniki Komedi”
1998
José Saramago (16 Kasım 1922 – 18 Haziran 2010) – Portekizli yazar. “Görmek”, “Körlük", "Kopyalanmış Adam"
1999
Günter Grass – 16 Ekim 1927, Gdansk, Polonya doğumlu Alman yazar.  Teneke Trampet
2000
Gao Xingjian – 4 Ocak 1940, Ganzhou, Çin doğumlu yazar, çevirmen, eleştirmen ve ressam. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Ruh Dağı”, “Yalnız Bir Adamın Kitabı”
2001
Vidiadhar Surajprasad Naipaul – 17 Ağustos 1932, Trinidad doğumlu Britanyalı yazar. “Büyülü Tohumlar”
2002
Imre Kertész – 9 Kasım 1929, Budapeşte, Macaristan doğumlu. “Kadersizlik
2003
John Maxwell Coetzee – 9 Şubat 1940, Güney Afrika doğumlu yazar ve akademisyen.  “Utanç
2004
Elfriede Jelinek – 20 Ekim 1946, Avusturya doğumlu, kadın feminist oyun yazarı ve romancı. “Piyanist
2005
Harold Pinter – 10 Ekim 1930, Londra doğumlu İngiliz oyun yazarı, senarist, şair, tiyatro yönetmeni ve aktör.  “Ay Işığı”
2006
Orhan Pamuk – 7 Haziran 1952, İstanbul doğumlu. Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazar. Kitapları: “Kara Kitap”, “Masumiyet Müzesi”, “Benim Adım Kırmızı”, “Kar”, “Cevdet Bey ve Oğulları”, “Yeni Hayat”, “Beyaz Kale”, “Sessiz Ev”,“İstanbul – Hatıralar ve Şehir”, "Veba Gecesi"
2007
Doris Lessing – 22 Ekim 1919, Kirmanşah, İran doğumlu Britanyalı kadın yazar (İngiltere/Britanya).  “Son Aydınlık Yaz”
2008
Jean-Marie Gustave Le Clézio – 13 Nisan 1940, Nice, Fransa doğumlu.  “Çöl”
2009
Herta Müller – 17 Ağustos 1953, Romanya doğumlu Alman kadın yazar.“Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım’’
2010
Mario Vargas Llosa – 28 Mart 1936, Peru doğumlu.  “Yeşil Ev”
2011
Tomas Gösta Tranströmer – 15 Nisan 1931, Stockholm, İsveç doğumlu şair, psikolog ve çevirmendir.  “Hüzün Gondolu”, “İzmir Saat Üç”
2012
MoYan (Guan Moye) – 17 Şubat 1955, Gaomi, Çin doğumlu. Gerçek adı Guan Moye’dir, ancak Çince “sakın konuşma!” anlamına gelen Mo Yan mahlasını kullanır. Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhurudur. “Kızıl Darı Tarlaları”
2013
Alice Munro – 10 Temmuz 1931, Kanada doğumlu kadın yazar.  “Sevgili Hayat”
2014
Patrick Modiano – 30 Temmuz 1945, Boulogne-Billancourt, Fransa  doğumlu. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “En Uzağından Unutuşun”
2015
Svetlana Aleksiyeviç – 31 Mayıs 1948,  İvano-Frankivsk, Ukrayna doğumlu kadın yazar. Kızıl İnsanın Sonu”
2016
Bob Dylan – 24 Mayıs 1941, ABD doğumlu. Asıl adı: Robert Allen Zimmerman.
2017
Kazuo Ishiguro – 8 Kasım 1954, Japonya doğumlu İngiliz romancı. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Beni Asla Bırakma”, “Günden Kalanlar”, “Gömülü Dev”
2018
Olga Tokarczuk- 29 Ocak 1962 Polonya – ‘’Koşucular
2019
Peter Handke - 6 Aralık 1942- Avusturya - ‘’Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl’’
2020
Louise Glück - 22 Nisan 1943 - New York ABD -
"Seçme Şiirler"
2021
Abdulrazak Gurnah -(20 Aralık 1948 - Zanzibar Sultanlığı) : " Son Hediye", "Kumdan Yürek", "Terkediş", "Deniz Kenarında"
2022
Fransız yazar Annie Ernaux - 1 Eylül 1940 Fransa : "Seneler✓", "Babamın Yeri", "Boş Dolaplar", "Yalın Tutku"
2023
Norveçli yazar Jon Fosse
"Melankoli", "Sabahtan Akşama", "Üçleme"
2024 
2024 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "şiirsel düzyazısı nedeniyle" Güney Koreli roman yazarı Han Kang kazandı. Yazarın, Vejetaryen ve Çocuk Geliyor isimli romanları, Türkçe'ye de çevrildi.

📚



23 Kasım 2021 Salı

FYODOR MİHAYLOVİC DOSTOYEVSKİ "KUMARBAZ"

 

#Dostoyevski 📚 #FyodorDostoyevski 

#Kumarbaz 🎲

Kumarbaz, Rus yazar Dostoyevski'nin 1867 yılında yayımlanan eserdir.

Dostoyevski'nin yayıneviyle yaptığı sözleşme nedeniyle kitabın yazımını 25 günde bitirmesi gerekir. Dostoyevski, kendisine yardımcı olacak bir sekreter tutarak bu süre zarfında romanı bitirmeyi başarır. 

Kumarbaz, yazarın kendi yaşamından esinlenerek tutkularını, anılarını ve aşklarını anlatan otobiyografik tarzda yazılmış bir romandır. 

Kendi yaşamından izlerle eserlerini biçimlendiren Dostoyevski, yaşadığı dönemin sosyal ve ekonomik yapısına da ayna tutmaktadır. 

Kitabın anlatımı romandaki bir kahraman tarafından yapılmaktadır. Roman kahramanlarından Aleksey İvanoviç, hem kitabın anlatıcısı hem de olayların baş kahramanıdır. Aleskey İvanoviç bütün umudunu kumardan kazanacağı paralara bağlayan genç bir öğretmendir. 

Roman, dramatik bir aşkın arka planında kumar alışkanlığını daha da ötesi hastalıklı kumar tutkusunu anlatır. Olaylar Rusya’da değil Almanya’nın küçük bir şehrinde geçmekte ve baş karakterler Rus olsada diğer ana karakterler Fransız ve İngilizdir.

Kitabın içerisinde diğer milletlere karşı birçok genellemeler de yapılmaktadır.

Kumar müptelası genç bir adamın iç hesaplaşmalarının tahlil edildiği romanda, kumar oynamanın yararları ve zararlarından ziyade bu dünyada ruhunu kaybetmiş bir insanın genel durumu betimlenir. 

Kurmar masalarındaki hırsı, tutkuyu, beklentileri, kurulan hayelleri, yitirirlen umutları hangi ulus ve tabakadan olursa olunsun aynı esaretin evrenselliği aktarılır.

Eser aynı zamanda kumarbazların ruh hallerini ve dünyalarını tanımak isteyenler için psikolojik bir kaynak niteliği de taşır.

Dostoyevski, aşırı hırsın insan üzerindeki olumsuz etkisini ve insana neler kaybettirebileceğini vurgularken insanın, esiri olduğu saplantıları yüzünden bile bile düşebileceği bayağılığı da gözler önüne serer.



#Kumarbaz 🎬 #Dostoyevski  📚

Dostoyevski’nin yazdığı "Kumarbaz" adlı romanından uyarlanan ilk film yönetmenliğini Rupert Wyatt’ın yönettiği 1974 yapımı Mark Wahlberg, John Goodman, Brie Larson gibi oyuncuların başrollerini paylaştığı filmdir. Dostoyevski’nin yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan ve yazarın bu romanı yazma sürecinden de söz eden İkinci uyarlama 1997 tarihlidir. Bu filmin yönetmenliğini Karoly Makk yapmış filmin başrollerini de Michael Gambon, Polly Walker, Dominic West gibi oyuncular üstlenmiştir. 



ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR 📝

* Şimdi ben neyim? Koca bir hiç! Yarın ne olabilirim? Küllerimden doğupher şeye yeniden başlayabilirim! Tamamen mahvolup bitmeden içimdeki insana ulaşabilirim!

* Son günlerde dikkat ediyorum da, davranış ve düşüncelerimi ahlaki ölçüler içinde değerlendirme eğilimindeyim ve bundan korkunç derecede rahatsızlık duyuyorum.

* Herkesi ve her şeyi bırakıp çekip gidebilseydim; ne büyük zevkle yapardım bunu!

* Bugün komik, çirkin, saçma bir gündü.

* İnsan her durumda saygınlığını bilmeli. Eğer kavga etmesi gerekiyorsa, kavga insanı yüceltmeli, alçaltmamalı.

* Burada her aile babanın kölesi olmuş. Hepsi de köpek gibi çalışıyorlar, Yahudiler gibi de para biriktiriyorlar.

* Evet! Yaşamımda bir kez olsun sabırlı ve tedbirli davranabilirsem her şey düzelecek! İşte hepsi bu! Sadece bir kez olsun sabırlı davranabilirsem, bir saat içinde bütün kaderimi değiştirebilirim! Bütün iş güçlü karakterde olmakta bitiyor.

* Emeğin ne demek olduğunu anlamayan ilk insan siz değilsiniz.

*  Yaşamımda köklü ve kesin bir değişiklik olacaktı. Böyle olması gerekiyordu ve olacaktı.

* Batılı uygar insanın tüm erdem ve üstünlükleri tarih boyunca sermaye biriktirmek üzerine olmuştur. Oysa Ruslar sermaye edinme yeteneklerinden mahrum olmalarının yanı sıra, ellerindeki parayı da boşa harcarlar. Ama yine de, biz Rusların da paraya ihtiyacı vardır. Bu nedenle de çalışmadan, kolayca insanı iki saat içinde zengin edecek oyunlara düşkünüzdür, bu fikir bizi baştan çıkartır; kendimizi hiç yormadan anlamsızca oynadığımız için de elimizdekileri kaybederiz.

* Bir Fransız, mükemmeliyete ulaşmış bir tarz demektir.

* Biz henüz ayılar gibi orman hayatı yaşamaya devam ederken, Fransız'ın yani bir Paris'linin ulusal tarzı, zarif bir yapıya dönüşmeye başlamıştı. Devrim soylu sınıfın vârisi olmuştu. Artık en sıradan Fransız bozuntusu bile kendi ruhunun ve kalbinin etkisi olmadan, davranışları, hal ve tavırlarıyla bile Kibar ve zarif görünmeyi becerebilir. Bütün bu özellikler miras yoluyla geçmiştir. Ne denli sığ, nedenli aşağılık da olsalar, bu böyledir.


📌 Kronolojik Sırayla Dostoyevski Okuma Rehberi 📖 * İnsancıklar (1846) (İletişim Yayınlayları) * Öteki (1846) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) * Ev Sahibesi (1847) ( İş Kültür yayınları) * Beyaz Geceler (1848) (Can Yayınları) * Stepançikovo Köyü (1859) (İş Kültür Yayınları) * Ezilenler (1861) (İş Kültür Yayınları) * Ölüler Evinden Anılar (1862) ( İş Kültür Yayınları) * Yeraltından Notlar (1864) (İş Kültür Yayınları) * Suç ve Ceza (1866) (Can Yayınları) * Kumarbaz (1867) (İş Kültür Yayınları) * Budala (1869) (İş Kültür Yayınları) * Ecinniler (1872) (İş Kültür Yayınları) * Bir Yazarın Günlüğü (1873) (YKY) * Delikanlı (1875) (İletişim Yayınları) * Karamazov Kardeşler (1881) (İş Bankası Kültür Yayınları) 📌 Henri Troyat "Dostoyevski Biyografisi" (İletişim Yayınlayları)



28 Ekim 2021 Perşembe

FYODOR DOSTOYEVSKİ "ÖLÜLER EVİNDEN ANILAR"


#FyodorDostoyevski 📚 #ÖlülerEvindenAnılar

Ölüler Evinden Anılar (Rusça: Записки из Мёртвого дома, Zapiski iz Mertvogo doma), Fyodor Dostoyevski'nin 1862 yılında yayımlanan romanıdır.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Ölüler Evinden Anılar’da Sibirya'da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini, onunla aynı kaderi paylaşan birbirinden farklı insanları, diri diri mezara gömülmüş hayatları, ayaklarındaki zincirler gibi ruhlarına da prangalar vurulan mahkumların mücadelelerini ve onları ayakta tutan umutlarını kaleme almıştır. Sibirya’nın ücra köşelerinde bozkırın ortasında, yalnızlığın, her yerden bayağılık akan, kötülüklerin ve işkencelerin maruz kalındığı ölü bir eve benzettiği hapishane hayatını gözleme dayalı ruhsal çözümlemelerle aktaran yazar, insanların ne kadar alçalabileceğini ve bu alçalmanın kimileri için ne kadar önemsiz olabileceğini betimler. Sözcüklerle insan portresi çizen Dostoyevski, insanların acımasızlıklarını, düşünmeden sadece nefes almak için bomboş yaşamlarını, acizliklerini tüm canlılığıyla yansıtır.

Cezaevi koşullarını tüm çıplaklığıyla aktaran yazar, mahkumların sefaletini, o döneme ait hapishane sistemindeki aksaklıkları eleştirip, mahkumların ruh hallerini psikolojik tahlillerle işlemiştir.

Eserde ayrıca mahkumların diliyle suça düşme sebebleri de irdelenmektedir. Dostoyevski'nin dönemin mahkum portresini çizdiği eserın anı-hatırat yönüyle de dönemin tarihine şahitlik etmemizi sağlamaktadır.



ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR 📝

* İnsanın ait olmadığı bir çevrede yaşamasından feci bir şey olamaz.

* Mahpuslar burada evlerindeki gibi değil de, sanki yolculukları sırasında bir hava uğramış ya da büyük bir evde konaklıyormuş gibi yaşardı.

* Saf, temiz yürekli olanlar, bizde en aşağılık enayi yerine konulup küçümsenirdi.

* Bir sınıf insan vardır ki, çoğu zaman gayet zeki oldukları halde, arada bir alabildiğine soyut düşüncelere körü körüne bağlanırlar.

Bu yüzden hayatta o kadar acı çekmiş, bu düşünceler kendilerine o kadar pahalıya mal olmuştur ki, şimdi birdenbire vazgeçivermek onlar için pek güç hatta imkansızdır.

* Yüzlerce arkadaş arasında bulunduğum halde, kendimi ne kadar derin bir yalnızlık içinde hissettiğimi hatırlıyorum. Sonunda bu yalnızlığı da sevmeye başlamıştım ya... Bu ruh yalnızlığı içinde bütün geçmişimi gözden geçiriyor, her şeyi en ufak ayrıntısına kadar hatırlıyordum. Geçmişim üzerinde düşünürken kendimi amansız titizlikle suçluyor, hatta bu yüzden bazen bana bu yalnızlığı bağışlayan alınyazıma şükran duyuyordum. Çünkü bu olmasaydı, ne böyle kendimi yargılayabilir, ne de geçmişimi bunca titizlikle inceleyebilirdim. O vakitler kalbim ne umutlarla çarpmaya başlamıştı! Artık ileriki hayatımda geçmişte düştüğüm hataları, yanlışlıkları tekrarlamayacağımı kuruyor, kendi kendime söz veriyordum. Kendime bir gelecek programı hazırlamış, harfiyen uymaya kesin karar vermiştim. İçimde bütün bunları yerine getireceğime dair körü körüne bir inanç vardı...

* Bu duvarların arasında kaç gençlik boşu boşuna çürüdü gitti, nice yetenekler boş yere mahvoldu! Olduğu gibi söylemeliyim: Buradaki adamlar olağanüstü insanlardı. Belki de milletimizin en yetenekli, en güçlü adamlarıydı. Bunca yetenekli adam boş yere, doğal olmayan bir şekilde, büsbütün mahvolmuşlardı. Peki. Ama kabahat kimin?

* Bence hapishanede ya da herhangi bir yerde, kendi iradeleri dışında bir araya toplanmış insanların birbiriyle kavga etmesi, hatta nefret duyması, aynı şeyleri hürken yapmaktan daha kolaydır. Çünkü birçok şart buna yardım etmektedir.

* Bir işle uğraşmaları cinayetten koruyordu onları, işsiz kalan mahpuslar, şişeye kapatılmış örümcekler gibi birbirlerini yerlerdi yoksa.

* Küfür, mahpuslar arasında bir sanat haline gelmişti; hasımlarını ağır sözlerden ziyade sözlere yükledikleri anlamlarla aşağılamaya çalışırlardı ki, böylelikle küfürler daha ince, daha zehirli olurdu. Bitmek tükenmez kavgalar, bu sanatın daha da gelişmesine yardım ederdi.

* Bir keresinde aklıma şöyle bir fikir geldi: Bir insanı ezip mahvetmek, ona en korkunç katilin bile duyunca titreyeceği kadar ağır bir ceza vermek isteyenlerin, insana yaptığı işin tamamen anlamsız, faydasız olduğu duygusunu vermesi yeterlidir.

* Sonunda pek ağır geldi bana askerlik. Komutan sevmiyor, ne yapsam cezalandırıyordu; niye öyle yapıyordu ki? Her şeye boyun eğiyor, dürüstçe yaşayıp gidiyordum; içkim yok, kimseden bir şey istemem, çünkü başkalarından bir şey istemek fena şeydir. Etrafın taşyürekli heriflerle doludur, ağlayacak tenha bir köşe bile bulamazsın.

* Sürgün hayatında hürriyet yokluğundan ve zorla çalıştırmadan başka,  belki diğerlerinden daha korkunç bir azabın olduğunu zamanla öğrendim:  Zorunlu ortak hayat.

* Öyle konular vardır ki, bunlar hakkında ancak denedikten, baştan geçtikten sonra yargıya varılabilir.

* İlk okuduğum kitap üzerimde kuvvetli, garip ve bambaşka bir etki bırakmıştır.

* Bence manevi yoksunluklar, bütün maddi azaplardan çok daha ağırdır.

* Hürriyet, yeni hayat, yeniden doğuş... Ah ne tatlı bir an bu!


📌 Kronolojik Sırayla Dostoyevski Okuma Rehberi 📖 * İnsancıklar (1846) (İletişim Yayınlayları) * Öteki (1846) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) * Ev Sahibesi (1847) ( İş Kültür yayınları) * Beyaz Geceler (1848) (Can Yayınları) * Stepançikovo Köyü (1859) (İş Kültür Yayınları) * Ezilenler (1861) (İş Kültür Yayınları) * Ölüler Evinden Anılar (1862) ( İş Kültür Yayınları) * Yeraltından Notlar (1864) (İş Kültür Yayınları) * Suç ve Ceza (1866) (Can Yayınları) * Kumarbaz (1867) (İş Kültür Yayınları) * Budala (1869) (İş Kültür Yayınları) * Ecinniler (1872) (İş Kültür Yayınları) * Bir Yazarın Günlüğü (1873) (YKY) * Delikanlı (1875) (İletişim Yayınları) * Karamazov Kardeşler (1881) (İş Bankası Kültür Yayınları) 📌 Henri Troyat "Dostoyevski Biyografisi" (İletişim Yayınlayları)




18 Ekim 2021 Pazartesi

FYODOR DOSTOYEVSKİ "EZİLENLER"

 

#Dostoyevski #FyodorDostoyevski 📚
#Ezilenler #EzilmişlerveAşağılanmışlar 📖



Fyodor Dostoyevski’nin 1861 yılında yayımlanan (Unizhennye i Oskorblyonnye) Türkçe tercümesi “Ezilmişler ve Aşağılanmışlar” olan romanı, Türkçeye "Ezilenler" olarak çevrilmiştir. Dostoyevski’nin Sibirya’daki sürgünden dönüşte yazdığı ilk romandır. Gençlik yıllarındaki öz geçmişinden izler taşıyan anı türündeki eserde, yazar kendini yansıttığı Vanya (İvan Petroviç) karakteri gözünden olayları ve duyguları aktarmıştır. Romanda Çarlık Rusya’sındaki sınıf farklarına dayalı sistemde yaşanan çatışmalar işlenmiş, toplumda nufuzlü kimselerin aşağı tabakadaki insanları nasıl ezdiğini çetrefilli aşk hikayeleri eşliğinde anlatmıştır. Dostoyevski, insan doğasını, insanı insan yapan davranışları, romanın karakterleri üzerinden kendi uslubuyla aktarmış, ruh çözümlemelerine ve psikolojik analizlere yer vermiştir.




#AltınıÇizdiğimSatırlar 📝

* Önümüzde esrarlı, çekici bir hayat vardı ve onu tanımanın tadına doyulmuyordu.

* Mart güneşini, hele gurubunu pek severim, berrak, ayaz akşamlarda elbet. Ansızın parlak bir ışığa boğulan tüm sokak parıldar. Evlerin hepsi ansızın ışıldamaya başlar sanki. Boz, sarımtırak, kirli yeşil renkler bir anda tüm somurtkanlıklarını kaybederler; sanki içiniz birden ferahlar, sanki biri sizi dirseğiyle dürtmüş gibi irkilirsiniz. Yepyeni bir görüş, yepyeni düşünceler... Bir tek güneş ışığı insan ruhunda neler yapabiliyor, hayret!

* Hayatımın şu acı dolu son yılını bir türlü aklımdan çıkaramıyorum. Hepsini kâğıda dökmek istiyorum; kendimi bununla oyalamazsam can sıkıntısından ölürüm herhalde. Başımdan geçenleri hatırlamak beni ıstırap verecek derecede heyecanlandırıyor. Kâğıda dökülünce daha teskin edici, daha düzgün şekiller alacak ve bir sayıklama veya kâbusa daha az benzeyecekler. Bana öyle geliyor. Yalnız yazma işi bile yeter; insanı sakinleştirir, soğukkanlı yapar, eski yazar alışkanlıklarımı dürter, anılarımla mariz hayallerimi bir iş, bir meşgale haline sokar... Evet, iyi buldum. Hem de sağlık memuruna bir miras bırakmış olurum; anılarımla kışın pencereleri kâğıtlasın bari.

* Gözlerinden, " Oysa ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik!" düşüncesini okudum.

* Yer değiştirmek, baştan başa değişmek demektir.

* Kişiliğim, bizzat ben. Her şey, evren bile benim için yaratılmıştır. Beni dinleyin dostum, ben bu dünyada keyfince yaşamanın mümkün olduğuna hâlâ inanıyorum. Bu da inançların en iyisidir, zira buna inanmadan kötü bir hayat bile süremezsiniz, zehir içmekten başka çareniz kalmaz. İşittiğime göre, ahmağın biri bunu yapmış. Felsefeyle uğraşa uğraşa insan hayatındaki bütün kuralları, en tabii en sıradan olanları bile yıkmış; boşluk içinde topu topu bir sıfır elde edince bir siyanür asidini kurtuluş çaresi saymış. Siz bu hareketi Hamlet gibi bir umutsuzluk doruğuna, düşlerimizde görmediğimiz bir yüksekliğe çıkarırsınız. Çünkü siz şairsiniz. Ben basit bir adam olduğum için meseleye sade, pratik gözle bakarım.

* Bazı müşfik, ince duygulu kişiler, en sevdikleri varlığa bile yalnız başkalarının yanında değil, baş başa kalınca da yaklaşıp şefkat gösterme konusunda son derece inatçı, neredeyse untangaç olurlar; ama nadir görülen sevgi taşkınlıkları sırasında bastırdıkları duyguları da o ölçüde sıcak, heyecanlı olur.

* Sinirlerim bozuk olduğundan mı, yeni evimi yadırgadığımdan mı, yoksa yakında geçirdiğim bir üzüntüden mi ne, karanlık basar basmaz yavaşça mistik korku adını verdiğim bir ruh hali gelir üzerime; bu durum şimdi hastayken sık sık tekrarlanıyordu. Bu, benim de kestiremediğim, akla sığmayan, normal hayatta rastlanmadığı halde gayet cismani, hatta belki şu anda bile aklın sıraladığı bütün delillerle alay edercesine, kaçınılmaz, korkunç, iğrenç, merhametsiz bir varlık halinde karşıma dikilebilecek, acı, azap verici bir korkuydu. Bu korku genellikle, aklın söylediklerini dinlemez, gittikçe artardı; ondan sonra dimağ daha keskin bir açıklıkla işlemeye başlardı, bununla beraber duygulara karşı koymaktan acizdi. Akıl söz dinlemez, faydasızlaşır, bu ikileşme de ürküntümü artırır, acı dolu bir bekleyişe çevirirdi. Ölülerden korkan insanların duydukları sıkıntı da böyle bir şeydir sanırım. Ama benimkinde tehlikenin belirsizliği bu azabı daha da güçlendirirdi.





11 Ekim 2021 Pazartesi

FYODOR DOSTOYEVSKİ " ÖTEKİ"

 

#Öteki #Dvojnik
#FyodorMihayloviçDostoyevski 📚


1846 yılında yayımlanan Dostoyevski’nin ikinci eseri Öteki (Dvoynik), 1800’lerin Rusya’sının Başkenti Petersburg’da geçmektedir.
Dostoyevski, eserlerinde bireyin dünyasını içten dışa doğru ele alarak insanın kendisiyle hesaplaşmasını, kişilik arayışı neticesinde kişilik bölünmesini, parçalanmış bilincin kurduğu alter ego kavramıyla ürkütücü hayatı resmeder.
Öteki’nin kahramanı Golyadkin paranoid şizofreni hastasıdır. Çağının ötesine uzanan eser 1946'da yayımlanmıştır, şizofreniye ait klinik belirtileri içeren tanımlamayı ise ilk olarak Kraepelin "Dementia Precoxe" terimi altında 1874 yılında yapmıştır, 1911 yılında Eugen Bleuler schizo-phrenia "zihin bölünmesi" terimini kullanmıştır.

St. Petersburg'da yabancılaşmış, silik bir karakter olan düşük seviyeli memur Yakov Petrovich Golyadkin, bürokratik hiyerarşiye hapsolmuş, hayata yenik düşmüş bir karakterdir.
Golyadkin, herkesin ona karşı komplo kurduğuna, yetersizliğiyle dalga geçtiğine, onu aşağıladığına, alay ettiğine, dışladığına, ona karşı entrikalar çevirdiğine inanarak sürekli mani girdabına girer. Golyadkin'in tek istediği kamu hizmetinde üstleri tarafından değer görmektir. Kişilik bölünmesi yaşayan karakter aynı zamanda paranoya ve kaygı içindedir.
Golyadkin, dublörü / çifti / düşmanı ile  karşılaştıktan sonra hayatı, daha büyük içinden çıkılmaz bir karmaşaya sürüklenir.  “Gerçek” Golyadkin ile “sahte” Golyadkin, rakip olarak devamlı çatışmaya girer. "Gerçek" Golyadkin, dublörünün / benzerinin onu gölgede bırakmak, zayıflatmak, yok etmek istediği kaygısıyla buhran içinde saplantılı halinden kurtulamaz.
Roman 2013 yılında The Double ismiyle sinemaya uyarlanmıştır.


ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR 📝

* Uzun süredir unutmuş olduğu bir düşünce -uzun süre önce yaşamış olduğu bir olayın hatırası- aklına gelmiş, çekiç gibi kafasına vuruyor, canını sıkıyor ve bu düşünceyi kafasından atamıyordu.

* Kafasındaki düşünceler çalılara takılırcasına sağa sola takılıyor, tek bir noktada durmuyordu.

* O anki durumu, uçurumun kenarında dururken altında sallanan, yarılan toprak parçası son bir sallanmayla koparak düşen ve onu da uçuruma sürükleyen, ama tutunup kendini kurtaracak, gözlerini derin boşluktan başka bir yana çevirecek gücü, azmi olmayan birini andırıyordu; uçurum onu kendine çekiyor ve sonunda ölüme bir an önce kavuşmak istercesine uçuruma kendi atlıyor.

* Yalnızca kendinden kaçmak istemiyor, bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaybolmak İstiyordu.

* Ayaklarından zincirlenmiş gibi kalakaldığı yerden hızla ileri atıldı, açık havaya, özgürlüğe, kaderin onu götüreceği yere doğru koşmaya başladı...

* Bir adım atsa içerideydi ve bunu ustalıkla becerebilirdi. O anda – büyük bir dolap ve eski paravanların arasında, çöplerin ve ıvır zıvırların ortasında, üç saat soğukta bekledikten sonra – Fransız bakan Villéle'in "Beklemeyi bilen amacına ulaşır" sözünü tekrarlıyordu. Bu sözü, farklı konuyla ilgili bir kitapta okumuştu ve söze son derece uygun düşen bir anda hatırlamıştı.

* Ben basit bir adamım, görünüşümde bir parıltı yoktur. Bu konuda silahsız bir asker gibiyim.

* Dolambaçlı yollara sapmadan, düzgün, açık yollarda yürürüm çünkü o yolları önemsemem ve onları başkalarına bırakırım. Belki sizden de benden de temiz olanları aşağılamak niyetinde değilim... İmalı sözlerden de hoşlanmam; ikiyüzlülüğe de tenezzül etmem; iftiradan ve dedikodudan tiksinirim. Maskeyi sadece maskeli balolarda takarım, insanların arasında dolaşırken değil.


📌 Kronolojik Sırayla Dostoyevski Okuma Rehberi 📖 * İnsancıklar (1846) (İletişim Yayınlayları) * Öteki (1846) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) * Ev Sahibesi (1847) ( İş Kültür yayınları) * Beyaz Geceler (1848) (Can Yayınları) * Stepançikovo Köyü (1859) (İş Kültür Yayınları) * Ezilenler (1861) (İş Kültür Yayınları) * Ölüler Evinden Anılar (1862) ( İş Kültür Yayınları) * Yeraltından Notlar (1864) (İş Kültür Yayınları) * Suç ve Ceza (1866) (Can Yayınları) * Kumarbaz (1867) (İş Kültür Yayınları) * Budala (1869) (İş Kültür Yayınları) * Ecinniler (1872) (İş Kültür Yayınları) * Bir Yazarın Günlüğü (1873) (YKY) * Delikanlı (1875) (İletişim Yayınları) * Karamazov Kardeşler (1881) (İş Bankası Kültür Yayınları) 📌 Henri Troyat "Dostoyevski Biyografisi" (İletişim Yayınlayları)

#TheDouble  🎬 #Öteki 🎥

Öteki ( The Double), yönetmenliğini Richard Ayoade'ın üstlendiği, 2013 yılı İngiliz yapımı kara komedi, gerilim filmidir.

Fyodor Dostoyevsky'nin aynı adlı novellasından uyarlanan film, yoğun miktarda gizem barındırır, kahramanların duygusal çözümlemelerine dönük psikolojik derinlikte anlatımlara yer verir. Filmde hem içsel çözümlemeler hem sistem eleştirileri mevcuttur.

#TheDouble 🎥

-Senin gibilere pek rastlanmıyor değil mi?

-Benzersiz olduğumu düşünmek isterdim.

#Öteki 🎬

"Diğer insanlar yalnız olmasalar bile ona yalnız birisi olduğunu nasıl söyleyebilirim ki ? Ona söylemek istediklerimin hepsi bu. Kayıp, yalnız ve görünmez olmanın nasıl hissettirdiğini iyi bilirim çünkü... Onunla konuşmaya çalıştım ama nasıl kendim olurum bilmiyorum. Sanki sürekli kendim değilmişim gibi. Elini bana uzatsan ulaşabilecekmişsin gibi. Şu anda olduğum kişinin aksine, olmak istediğim kişiyi göremiyorum. Bunun için uğraşıyorum ama ne yapılması gerekiyorsa yetersizim, olmuyor. Pinokyo gibiyim. Tahtadanım ben, gerçek bir insan değilim.''










FYODOR DOSTOYEVSKİ " İNSANCIKLAR"

 #Dostoyevski 📚 #İnsancıklar


1846 yılında yayımlanan Dostoyevski’nin ilk eseri olan İnsancıklar mektup-roman tarzında yazılmış, yokluğu ve yoksulluğu realist bir şekilde tasvir eden toplumsal içerikli bir romandır. Rus toplumunu pek çok yönden irdeleyen roman, Rus edebiyatının ilk toplumsal romanı olarak kabul edilir. Dostoyevski’nin yazmış olduğu bu eserle yaşadığı çağın insanını, toplumunu ve olaylarını resmeder ve felsefi derinlikle aktarır. 

Roman aşk konusu etrafında Rus halkının karakterlerini ve duygu dünyalarını analiz etmektedir. Mektupların içeriği, günlük yaşantılarındaki olayları, bu olayların kendi üzerlerinde bıraktığı izleri ve birbirlerine karşı hissettikleri duyguları konu alır. Dostoyevski, halk içindeki eşitsizlikleri, ayrıştırmaları gözler önüne sererek işlediği yaşam koşulları, yoksulluk gibi olaylar dönemin Petersburg hayatına ayna tutmaktadır. Yazar, maddiyatın insanların yaşantıları üzerindeki yıkıcı gücünü ve fakir insanların karşı karşıya kaldığı acımasız gerçekliği gözler önüne sermiştir.



ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR 📝

* Geçmiş kötü bile olsa, anısı tatlı bir elem verir insana. Beni üzen çirkin bir olayı bile sonraları çirkinliğinden sıyrılmış, hoş bir biçimde hatırlarım.

* İnsanın sıcak, mutlu, bildik aile yuvasında bulunmasından daha hoş ne olabilir!

* İnsan başkalarıyla yakından ilgilenirse, onların felaketlerini benimserse hiçbir zaman mutlu olamaz.

* Okuduğum romanların, şiirlerin etkisinde kaldığım, genç olduğum için böyle düşünüyormuşum. Romanlar genç kızları mahvediyormuş. Kitap ahlak bozucu bir şeymiş, nefret edermiş kitaplardan. Insanları anlamam için onun yaşına gelmem gerektiğini söyledi.

* Düşkünler hodbin olur... Doğanın bir yasasıdır bu. Eskiden de hissediyordum bunu. Yoksul, ezilmiş insan kuşkucudur. Çevresine yanından geçenlere yan gözle, bir tuhaf bakar. Kendisinden mi söz ediyorlar, anlamak için gözlerini kısarak, kuşkulu bakışlarını dolaştırır çevresindekilerin üzerinde, konuşulanlara kulak kabartır. Niçin böyle soğuk bir dış görünüş vardır? Neler hisseder? Dış görünüşü böyledirde iç görünüşü nasıldır acaba? Şurası kesindir ki var Varvaracığım, şu kağıt karalayıcılar ne kadar yazarlarsa yazsınlar, yoksul insanın bir paçavra kadar değeri yoktur! Bu böyle gelmiş böyle gider. Niçin mi? Çünkü onlara - yazarlara- göre yoksul insan, her şeyi ortaya dökülmesi gereken bir yaratıktır. Kutsal hiçbir şeyi, gururu olamaz!..

* Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuzlar, zavallılar daha da mutsuz, zavallı olmamak için birbirlerinden kaçmalıdırlar.


📌 Kronolojik Sırayla Dostoyevski Okuma Rehberi 📖 * İnsancıklar (1846) (İletişim Yayınlayları) * Öteki (1846) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) * Ev Sahibesi (1847) ( İş Kültür yayınları) * Beyaz Geceler (1848) (Can Yayınları) * Stepançikovo Köyü (1859) (İş Kültür Yayınları) * Ezilenler (1861) (İş Kültür Yayınları) * Ölüler Evinden Anılar (1862) ( İş Kültür Yayınları) * Yeraltından Notlar (1864) (İş Kültür Yayınları) * Suç ve Ceza (1866) (Can Yayınları) * Kumarbaz (1867) (İş Kültür Yayınları) * Budala (1869) (İş Kültür Yayınları) * Ecinniler (1872) (İş Kültür Yayınları) * Bir Yazarın Günlüğü (1873) (YKY) * Delikanlı (1875) (İletişim Yayınları) * Karamazov Kardeşler (1881) (İş Bankası Kültür Yayınları) 📌 Henri Troyat "Dostoyevski Biyografisi" (İletişim Yayınlayları)






7 Ekim 2021 Perşembe

LEV NİKOLAYEVİC TOLSTOY "DİRİLİŞ"

 

#Tolstoy 📚 #Diriliş 📖

"Diriliş" (Воскресенье) Tolstoy’un 1899'da yazdığı hukuk ve bürokrasi hicvi olan başyapıtıdır. Yazar, ruhani bir dirilişi konu aldığı eserde toplumsal eşitsizliği, sömürüyü, Rus ceza hukukunu eleştirmiştir.
Tolstoy, suç ve suçluluk duygusunun arka planında Nehlüdov karakteri
üzerinden kendi dünya görüşünü, kişisel değişimlerini, hayat felsefesini,
dini inanç arayışını ve anlayışını aktarmıştır. Tolstoy kendi yaşamını ve yaşamındaki ideolojik, teolojik, sosyolojik, psikolojik gerilim ve gelişimleri karakterine yönelterek yansıtmıştır. Yarattığı karakter gibi Tolstoy da manevi arayışlar içinde, ahlaki yetkinliğe ulaşma çabasıyla, kendini ve çevresini yargılayarak, hayatı anlamlandırmaya çalışıp ruhunda yaşadığı değişime bir yön vermek istemiş ve kendi hayat felsefesini oluşturmaya çalışmıştır.

Romanda, Nehlüdov karakterinin bedensel zevki uğruna işlediği bir hatanın neden olduğu trajik durumla yıllar sonra yüzleşmesi ve ruhunu kötülüklerden arındırma yolunda sarf ettiği çaba anlatılır ve vicdan azabına, insan fıtratına; insanların en doğru olanları yapıp yapamayacağı sorularına, genlerinde kötülük olan insanların bunu düzeltip düzeltemeyeceklerine yönelik konulara değinilirken, ahlaki değerlere vurgu yaparak insan ruhunun, vicdanının ve inancının toplum tarafından öldürüldüğü dile getirilmiştir.

Eserin otobiyografik nitelikleri barındırmasının yanı sıra dönemin sosyolojik sorunları, eşit olmayan toplumsal düzen, dini yozlaşma, hukuk düzeninin adaletsiz tarafları eleştirilip vicdan ve adaletin yeniden doğup doğamayacağı sorgulanmıştır.

 



 ALTINI ÇİZDİĞİM SATIRLAR 📝

* Her insan, bir işi yapabilmek için bu işin iyi ve önemli bir iş olduğunu kabul etmek zorundadır. Bu yüzden de insan hangi durumda olursa olsun yaptığı işin kendisine önemli ve iyi görüneceği bir yaşam görüşü oluşturur mutlaka.

Genellikle bir hırsızın, katilin, hafiyenin, fahişenin yaptıkları işin kötülüğünü kabul ederek bu işten utanacakları düşünülür. Oysa tam tersi olur. Kaderin ve işledikleri günahlarla yaptıkları hataların sonucunda malum duruma düşmüş olan insanlar, ne kadar yanlış olursa olsun, kendilerine öyle bir yaşam görüşü oluştururlar ki, içinde bulundukları durum onlara iyi ve saygın bir durum olarak görünür. Bu görüşü desteklemek için de yaşamla ve bu yaşam içindeki yerleriyle ilgili oluşturdukları anlayışın kabul gördüğü bir insan çevresinde bulunurlar içgüdüsel olarak. İş, becerikliliğiyle övünen hırsızlara, ahlaksızlığıyla övünen fahişelere, acımasızlığıyla övünen katillere gelince şaşırıp kalırız. Ama bu şaşkınlığımızın nedeni sadece bu insanların çevresinin, ortamının sınırlı bir çevre ve ortam olması ve asıl önemlisi de bizim bu çevrenin dışında bulunmamızdır. Ancak zenginlikleriyle yani yağmacılıklarıyla övünen zenginler, zaferleriyle yani işledikleri cinayetlerle övünen komutanlar, güçleriyle yani zorbalıklarıyla övünen hükümdarlar için de aynı şey geçerli değil midir? Bu insanların durumlarını haklı göstermek için yaşam anlayışlarını, iyilik ve kötülük anlayışlarını çarpıttıklarını görmememizin tek nedeni, bu tür çarpık anlayışlara sahip insanlar çevresinin daha geniş olması ve bizim de bu çevreye ait olmamızdır.

* İki yıldır günlük yazmadım. Bu çocukça şeyi bir daha hiç elime almayacağımı sanıyordum. Oysa çocukça bir şey değil bu, insanın kendisiyle, her insanın içinde yaşayan ilahi ben'iyle konuşmasıdır. Bu ben iki yıldır uyuyordu ve benim konuşacak kimsem yoktu.

* O zamanlar önünde sonsuz olanaklar bulunan, canlı, özgür biriydi. Şimdi ise aptal, boş, amaçsız ve hiçbir anlamı olmayan bir hayatın ağlarına kıskıvrak yakalanmış hissediyordu kendini. Bu ağdan hiçbir çıkış yolu görmüyordu, zaten çıkmak isteği de yoktu. Bir zamanlar dürüstlüğüyle nasıl gururlandığını, doğru söylemeyi her zaman kendine kural edindiğini, gerçekten de hep doğru sözlü biri olduğunu, şimdiyse boğazına kadar yalana, çevresindeki herkesin doğru olarak kabul ettiği en korkunç yalana battığını anımsadı. Ve bu yalandan kurtuluş yoktu, en azından kendisi bir kurtuluş yolu görmüyordu. Bu yalana batmış, alışmış, içine yan gelip yatmıştı.

* İçinde koşmaya başlamış olan pişmanlık duygusuna boyun eğmemişti hâlâ. Bunun, geçip gidecek ve yaşantısını bozmayacak bir rastlantı olduğunu düşünüyordu. Odalara pisleyen ve sahibi tarafından ensesinden yakalanıp burnu yaptığı pisliğe sokulan bir köpek yavrusunun durumunda hissediyordu kendini. Yavru köpek ciyak ciyak bağırıyor, badger diye işin sonuçlarından olabildiğince uzaklaşmak ve bunları unutmak için geri geri kaçmaya çalışıyor ama insafsız sahibi buna izin vermiyordu. O da yaptığı fenalığı aynı şekilde hissediyordu. Sahibinin güçlü elini de hissediyordu ama yaptığının anlamını hâlâ kavrayamıyor, sahibini tanımıyordu. Karşısında duran şeyin kendi eseri olduğuna inanmak istemiyordu hâlâ. Ancak görünmez, insafsız bir el onu yakalamıştı ve kurtulamayacağını artık seziyordu. Hala kabadayılık taslıyor ve her zamanki alışkanlığıyla ayak ayak üstüne atmış, pince-nez'siyle (kelebek gözlük) dikkatsizce oynayarak birinci sıranın ikinci sandalyesinde kendinden emin bir pozda oturuyordu. Bununla birlikte sadece yaptıklarının değil, aynı zamanda bütün işsiz güçsüz, uçarı ve kendini beğenmiş yaşantısının acımasızlığını, alçaklığını, adiliğini artık ruhunun derinliklerinde duyuyordu ve bütün bu on iki yıl boyunca işlediği bu suçu da, daha sonraki yaşamını da kendisinden bir mucize eseri gizlemiş olan bu korkunç perde artık sallanıyor ve o, bu perdenin arkasına arada bir göz atıyordu.

* Bütün insanlarda olduğu gibi, onun içinde de iki insan vardı. Biri, başkalarına da yarar getirecek iyilikler peşindeki ruhsal insan, diğeri yalnız kendisi için iyilik arayan ve bu iyilik için dünyanın bütün iyiliklerini gözden çıkarmaya hazır tensel insan.

* "İşte artık benim hayatımın işi de bu. İşin biri bitti, öbürü başladı."

O geceden sonra onun için yepyeni bir hayat başlamıştı. Bunun nedeni yeni bir yaşama adım atmasından çok, geride kalan zaman içinde başından geçenlerin kendisi için eskiye oranla son derece farklı bir anlam kazanmış olmasıydı. Yaşamındaki bu yeni dönemin nasıl sonuçlanacağını ise gelecek günler gösterecekti.

* Süngerin suyu emdiği gibi o da bu kitapta karşısına çıkan gerekli, önemli ve sevinçli şeyleri emiyordu. Ve okuduğu her şey bildik geliyor, çoktandır bildiği ama daha önce tümüyle anlamadığı ve inanmadığı bir şey kanıtlanmış, kavranmış gibi geliyordu.

* Tüm insanlar kısmen kendi düşüncelerine, kısmen de başkalarının düşüncelerine uygun olarak yaşarlar ve hareket ederler.

İnsanlar arasındaki en önemli farklardan biri, insanların ne dereceye kadar kendi düşüncelerine göre, ne dereceye kadar başkalarının düşüncelerine göre yaşadıkları konusunda ortaya çıkar. Bazı insanlar çoğunlukla kendi düşüncelerinden zeka oyunu olarak yararlanırlar, kendi akıllarını aktarma kayışı çıkarılmış bir çark gibi görürler, davranışlarında düşüncelerine, geleneğine, yasasına uyarlar; diğerleri ise kendi düşüncelerini bütün davranışlarının en önemli harekete geçirici gücü sayarak hemen hemen her zaman kendi akıllarının istediği şeylere kulak verirler ve ona uyarlar, ancak arada sırada da başkalarının kararını uygun görürler, tabii ki bu kararı eleştirdikten sonra yaparlar bunu.

* Yeni, bilinmeyen, çok güzel bir dünyayı keşfeden bir gezginin sevincini duyuyordu içinde.

* Kendisi aydınlıktan nasibini aldıktan sonra elindeki ışığı asıl kullanması gereken yere, yani cahillliğin karanlığından kurtulmaya çalışan halka yardım etmeye değil, halkı bu karanlığın içine iyice gömmeye çeviren acımasız insanların geçmişte de şimdi de var olduğunu aklına bile getiremezdi.

* Bütün kötü davranışların kaynaklandığı düşünceler vardır. Kötü bir davranışı yinelemek ve bundan pişmanlık duymak mümkündür, kötü düşünceler ise kötü davranışları doğurur.

Kötü davranış yalnızca başka kötü davranışların yolunu düzler, kötü düşünceler ise karşı konuşamayacak şekilde bu yolda yürümeye çağırır.


📌 Kronolojik Sıralayla Tolstoy Okuma Rehberi 📖

* Çocukluk, Gençlik, İlkgençlik (İletişim Yayınları) (1852 - 1857)

* Öyküler (İletişim Yayınları) (1856 - 1906)

* Sivastopol (İş Bankası Kültür Yayınları) (1855 - 1856)

* Aile Mutluluğu (İletişim Yayınları) (1859)

* Kazaklar (İş Bankası Kültür Yayınları) (1863)

* Savaş ve Barış (İş Bankası Kültür Yayınları) (1869)

* Kafkas Tutsağı (İş Bankası Kültür Yayınları) (1872)

* Anna Karenina (İş Bankası Kültür Yayınları) (1877)

* İtiraflarım (Antik Yayınları) (1880)

* İnsan Neyle Yaşar? (İş Bankası Kültür Yayınları) (1885)

* İvan İlyiç'in Ölümü (Can Yayınları) (1886)

* Kreutzer Sonat (İş Bankası Kültür Yayınları) (1889)

* Efendi ile Uşağı (İş Bankası Kültür Yayınları) (1895)

* Sanat Nedir? (İş Bankası Kültür Yayınları) (1897)

* Diriliş (İş Bankası Kültür Yayınları) (1899)

* Hacı Murat (Can Yayınları) (1912 - 1917)


* Henri Troyat "Tolstoy Biyografisi" (İletişim Yayınları)